Posta gazetesi yazarı Derya Coşkundeniz ile gerçekleştirdiğimiz röportaj…

 

Yabancı dil öğrenme yaşı

Derya Coşkundeniz
28 Ekim 2013

Yakın arkadaşlarım arasında, evde çocuklarıyla ingilizce konuşan ve dolayısıyla çocuğuna bunu bebekliğinden itibaren öğreten anneler var. İlk başta acaba çocuğun kafası karışır mı diye düşünmelerine rağmen, gittikleri pedagoglardan da olumlu yanıt alınca, ikinci dili çocuklarına rahatlıkla öğrettiler. Pedagoglar, evde yalnızca bir kişi ingilizce konuşacaksa, o kişinin arada Türkçe konuşması kafa karışıklığına sebep olur görüşünde. Bir kişi bu görevi üstlenmeli ve sonuna kadar çocukla öğretmek istedikleri yabancı dilde konuşmalı.
Pekii evde anne ve baba ingilizce bilmiyor, fakat çocuklarının ingilizce öğrenerek büyümesini istiyorsa neler yapabilirler? Ya da ingilizce öğrenmenin yaşı var mı? Kafamda bu deli sorularla, The Business English Academy’nin kurucusu, aslen İngiliz olup 20 yıldır Türkiye’de dil eğitimi veren Neville Wells’e danıştım.
Derya: Sizin evde çocukların ingilizce öğrenmesi sorun olmamıştır herhalde.
Neville: Anne onlarla hep Türkçe konuştu, ben de İngilizce. Kafa karışıklığı olmadı. İzledikleri çizgi filmler ve okuduğumuz kitaplar hep ingilizceydi. Anadil olarak çift dille büyüdüler böylece. Şimdi zaten okulda üçüncü dillerini öğreniyorlar. Okula başladıklarında yaşadıkları tek problem, okumayla ilgili oldu. Türkçe, yazıldığı gibi okunan bir dil, İngilizce yazılan “Game Over” yazısını ilk başta Türkçedeki gibi okumaya kalktı çocuklarım. Sonra bunu da çözdük.
D: Anne ya da baba ingilizce biliyorsa, çocuğu ingilizceye hazırlamak daha kolay oluyor bu durumda.
N: Evet. Çeşitli ingilizce şarkılarla, evde oynayabileceğiniz oyunlarla, kelimeleri öğretmek ilk başta çok önemli. Ama bu bir disiplin işi. Sadece evde birinin konuşması da yetmez. Televizyon kanalındaki dili ingilizceye ayarlamak, tablet bilgisayarlardan ingilizce şarkılar ya da oyunlar öğrenmek ve ingilizce kitap okumak da önemli.
N: Yaşça biraz daha büyük çocuklar, ingilizceyi bilgisayar oyunlarından öğreniyorlar. Küçük çocukların ingilizce şarkıları daha iyi öğrenmelerinin sebebi de, onların kulakları filtrelemeden duyuyor ve duyduğunu kaydediyor.
D: Okullardaki ingilizce eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?
N: Çoktan seçmeli cevap sistemi bana göre kolaycılıktır. Ezbere dayanır. Ezberlenen şey de kolay unutulur. SBS için soru çözmek, İngilizce öğrenmek değildir. Bu sadece ingilizce için değil, diğer derslerle ilgili de böyle. Bu, piyano olmadan piyano çalmak gibi bir şey. Çoktan seçmeli sınav sisteminden dolayı herkes kısa yolu seçmeye çalışıyor.
D: Çocuklar mı daha çabuk öğreniyor, yetişkinler mi?
N: Çocuklar daha sorgusuz ve dikkatli dinliyorlar. Yetişkinler her şeyi mantık çerçevesine sokmaya çalıştıkları için daha geç öğreniyorlar.
D: Çocukları için ingilizce öğrenmek isteyen yetişkinler geliyor mu size?
N: Elbette. Çocukları okulda ingilizce eğitim görüyor, anne ya da babanın ingilizcesi yok ve onlara yetişebilmek için ders alıyorlar. Hem çocuklarıyla birlikte ders çalışıyorlar, hem de onlara yetişmiş oluyorlar. Bu şekilde ingilizce öğrenen çok kişi var.
D: Kendimi kurtaracak kadar ingilizce öğrenmek istersem, ne kadar zaman sonra bunu başarabilirim?
N: Kolaya kaçmayı Türkler çok seviyor maalesef. Hipnozla dil eğitimine bile rastladım. İşin aslı, çalışmadan, ezbere dayalı bilgi, hemen unutulur. Kişinin eğitim düzeyi ve daha önce ingilizceyle tanışıp tanışmadığı gibi etkenler önemlidir. İngilizceyi ne için öğrenmek istediği de önemli. Turistik bir seyahat için ayrı, iş gezisi içinse ayrı eğitim verilmelidir. Haftanın 3 gününü buna ayıran bir kişi, 1 yılda orta düzeyde ingilizce konuşabilir.
Kolay ingilizce öğrenmek diye bir şey yoktur. Size 50 kelime öğretebilirim. Bir hafta sonra sizde 40 kelime kalacak, 3 hafta sonra neredeyse hiç kelime kalmayacak. Bu, ingilizce öğrenmek demek değildir.
D: Çocukları dil eğitimi için yurt dışına göndermek doğru mudur?
N: Ben tavsiye ediyorum ama çocuklar grup olarak yollanmamalı. Türkçe bilen bir grup çocuk, orada da kendi arasında türkçe konuşacağı için, vakit kaybı olur. Orada edinecekleri arkadaşlarıyla daha sonra facebook üzerinden ya da internet üzerinden konuşmaya devam edecekler. Bu da ingilizcenin ilerletilmesi için önemlidir.
Share Button